Aydınlığa yöneliş...


aydinliga_yonelis@hotmail.com

Alıntılar : Kur'an Nedir?
"Kuran kendi tabirleriyle detayları veren kitabımızdır, her şeyi açıklayıcıdır, rahmettir, müjdedir, ışıktır, anlamamız, uygulamamız için indirilmiş rehberimizdir. Elimizde Allah'ın böyle nitelendirdiği mucize kitabımız varken, niye başka dini kaynaklar arayalım? Kuran her yaramıza merhem, her derdimize şifa, zihnimize aydınlık, yolumuza rehber olacaktır. Yeter ki biz Kuran'ı, yalnız ve yalnız Kuran'ı rehber edinelim. Unutmayalım ki ahirette, Allah'ın vahyi olan Kuran'dan sorumlu tutulacağız."
Kurandakidin.net

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profil
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

7/10/2007 - Kadir Gecesi her yıl tekrarlanmaz. Tarihte bir kezdir. Kur'a

“ليلة القدر   Kadir gecesi” ifadesi, bir tamlama hâlinde Arap diline ilk kez Kadir suresi ile girmiştir. Bu sure inene kadar kimse böyle özel bir geceden haberdar değildi. Bu ayetten anlaşıldığına göre peygamberimiz de Kadir gecesinin ne olduğunu daha önceden bilmiyordu. Zaten cebinde ya da kolunda saati, masasında ajandası, olana-bitene tuttuğu bir günlüğü ve peygamberlik gelene kadar çevresinde kayıt tutan vak`anüvisleri olmayan birisinin böyle özel bir geceyi bilmemesi de son derece doğaldı.


             İşte bu sure ile, peygamberimiz de dahil olmak üzere herkes öğrenmiştir ki Kadir gecesi; peygamberimizin bir Ramazan ayı gecesi, Mescid-i Haram`dan Mescid-i Aksa`ya yürütüldüğü, Cennet-ül me`vâ denilen yerde son sidre ağacının yanında Allah`tan ilk vahyleri aldığı gece, o önemli anlardır. Bir başka ifade ile Kadir gecesi; peygamberimizin Kur`an ile ilk kez tanıştığı gecedir.


             Yüce Allah bu konuda başka bilgi vermemiş, bu bilginin bizler için yeterli olacağını takdir etmiştir. Demek ki, Kur`an`ın inmeye başladığı bu gecenin, M.S. 611 yılının Ramazan ayının hangi gecesi olduğu önemli değildir ve bunu bilmenin kimseye bir faydası da yoktur. Burada önemli olan, surenin mesajını doğru anlamak, dolayısıyla kerametin gecede değil, indirilende olduğunun bilincine varmaktır. Bu bakış açısı ile denilebilir ki, Kur`an`la meselâ 5 Ocak günü öğle saatinde tanışan bir insan için o gün, Kadir günü olur. Çünkü önemli olan Kur`an`la tanışmaktır ve hemen sonraki ayetten öğreneceğimiz gibi Kur`an`la kurulan ilişki bir ömürden daha değerlidir.


             İşin gerçeği, yani Kur`an`ın bize söylediği bu şekilde olmasına rağmen, karanlığa taş atma itiyadında olan büyüklerimiz (!), Kadir gecesinin hangi gece olduğu konusunda epeyce mesai harcamışlar ve pek çok görüş üretmişlerdir. Bazılarını burada ibret-i âlem için, “Tefsir Esnafı”nın temel kaynağı olan Mefatih-ül Ğayb`den naklediyoruz:


             “Kadir gecesinin hangi gece olduğu hususunda da ihtilâf edilmiştir. Sekiz farklı görüş ileri sürülmüştür. Bunlar: İbn-i Rezin, Kadir gecesinin, Ramazan ayının ilk gecesi olduğunu söylerken, Hasan el Basri yirmi yedinci gecesi olduğunu söylemiştir. Enes`ten de “merfu” olarak, bu gecenin yirmi dokuzuncu gece olduğu rivayet edilmiştir. Muhammed ibn İshak, yirmi birinci gece; İbn-i Abbas, yirmi üçüncü; İbn-i Mes`ud yirmi dördüncü; Ebu Zer el Gıfari, yirmi beşinci; Ubeyy ibn Ka`b ile bir grup sahabe, yirmi yedinci ve bazıları da yirmi dokuzuncu gece olduğunu söylemişlerdir.


             Kadir gecesinin, Ramazan ayının ilk gecesi olduğunu ileri sürenler şöyle bir gerekçe getirmektedirler: Vehb, İbrahim peygamberin Suhuf`unun, Ramazan`ın ilk gecesinde, Tevrat`ın da İbrahim peygamberin Suhuf`undan yedi yüz yıl sonra Ramazan`ın altıncı gecesinde, Davud`a inen Zebur`un Tevrat`tan beş yüz yıl sonra Ramazan`ın on ikinci gecesinde, İsa`ya indirilen İncil`in de Zebur`dan altı yüz yirmi yıl sonra Ramazan`ın on sekizinde nazil olduğunu, Kur`an`ın ise, Peygamber`e, bir seneden diğer seneye kadar olan her Kadir gecesinde indiğini, Cebrail`in Kur`an`ı Beyt-ül Izze`den, yedinci kat gökten, en yakın semaya indirdiğini, böylece de Yüce Allah`ın, Kur`an`ı yirmi yıl, yirmi ayda indirdiğini rivayet etmiştir. Şimdi Ramazan ayı, bu kadar yüce şeylerin kendisinde meydana geldiği bir ay olunca, hiç şüphesiz ki bu ay, son derece kıymetli, şerefli ve muazzam olmuş olur. Dolayısıyla da, bunun ilk gecesi Kadir gecesi olmuş olur.


             Hasan el Basrî`ye gelince, o, bu gecenin sabahında, Bedir Savaşı olup bittiği (meydana geldiği) için, bu gecenin Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olduğunu söylemiştir.


             Bu gecenin, Ramazan`ın on dokuzuncu gecesi olmasına gelince, bu, Enes`in bu konu hakkında bir hadis rivayet etmesinden dolayıdır.


             Bu gecenin yirmi yedinci gece oluşuna gelince Şafii, `su ve çamur` (Adem, su ile çamur arası bir şey iken, Peygamberin Nebi olması....) hadisinden dolayı bu görüşe meyletmiştir.


             Büyük bir kısım ise, bu gecenin, Ramazan`ın yirmi yedinci gecesi olduğu kanaatindedirler. Bunlar bu hususta zayıf bir takım şu ipuçlarını ileri sürmüşlerdir:


             Bir hadiste İbn-i Abbas, `Bu sure, otuz kelimedir. “ هى hiye” kelimesi ise yirmi yedinci kelimeyi teşkil etmektedir` demiştir.


             Rivayet olunduğuna göre, Ömer, bu meseleyi sahabeye sormuş, sonra da İbn-i Abbas`a dönerek, `Ey ilimler dalgıcı, bu konuya bir gir, bir dalıver` demiş, bunun üzerine de Zeyd ibn Sabit `Muhacirlerin çocukları burada bulunduruldu da, bizim çocuklarımız burada bulundurulmadı` deyince de Ömer, `Sen bu sözünle, İbn-i Abbas`ın bir çocuk olduğunu söylemek istiyorsun, ama ne var ki, onda bulunan ilim sizde yoktur` demiş. Bunun üzerine İbn-i Abbas söze şöyle girmiş: `Allah`a en sevimli sayı, tek olan sayıdır. Tek olan sayıların en sevimlisi ise yedidir. İşte bundan dolayı O, yedi kat göğü, yedi kat yeri,  yedi günden oluşan haftaları, yedi tabakalı cehennemi, sayısı yedi olan tavafı, yedi uzvu zikretmiştir. Böylece bu, bu  gecenin Ramazan ayının yirmiyedinci gecesi olduğuna delalet eder.` (!)


             İbn-i Abbas`ın şöyle dediği de nakledilmiştir: ` ليلة القدر leyletülkadr (Kadir gecesi) Arapça olarak dokuz harftir. Bu tamlama bu surede üç defa geçmektedir. Binaenaleyh, (çarpma işlemi yapıldığında =3 x 9) yirmi yedi olmuş olur.`


             Osman İbn Ebi-l As`ın bir kölesi vardı. Bunun üzerine o köle, `Ey efendimiz, denizin suyu, bu ayın bir gecesinde tatlılaşıyor` deyince, Osman, `O gece olduğunda beni haberdar et...` dedi. Bir de ne görsünler, bu gece Ramazan`ın yirmi yedinci gecesiydi. (Denemesi bedava! Halep ordaysa arşın burada!)


             Bu gecenin Ramazan`ın en son gecesi olduğunu söyleyenler ise şöyle demektedirler: Çünkü bu gece, bu aya ait taatların kendisinde tamamlandığı bir gecedir. Daha doğrusu, Ramazan`ın bu işi, tıpkı Adem, sonu da tıpkı Muhammed gibidir. (!) İşte bundan ötürü, bir hadiste, `Ramazanın sonunda, başından itibaren bu güne kadar, cehennemden azat edilen nefisler sayısınca, sadece, bu gecede azat edilir…` buyrulmuştur. Daha doğrusu Ramazanın ilk gecesi, bir oğlu olan kimse gibidir. Binaenaleyh bu gece, şükür gecesidir. En son gecesi de bir çocuğu ölen gibi, ayrılık gecesidir. Binaenaleyh bu son gece de, sabır gecesidir. Şimdi sen, herhalde sabırla şükür arasındaki farkı anlamış bulunuyorsun.”
 
             Saydığımız görüşler muhteremlerin kendi görüşleridir. Peygamberimiz ile  uzaktan yakından alâkası yoktur. Modern araçlar ile geçmiş tespit edilebilecek olsa (ki inşallah olacak), en doğrusu o zaman ortaya çıkacaktır.


             Kesin olarak biliyoruz ki Kadir gecesi, Kur`an`ın inmeye başladığı ilk gecedir. Bu, tarihte sadece bir kez yaşanmıştır. Her yıl tekrardan yeni bir Kadir gecesi yaşanmaz. Yani Kur`an her sene yeniden inmez. Sadece onun yıl dönümleri olur. Tıpkı doğum günü ve evlilik günü gibi. İnsan her sene doğmaz ve her sene evlenmez. Sadece yıldönümlerini kutlar.

 

www.HanifDostlar.com Sitesinden alıntıdır.

Kadir Gecesi her yıl tekrarlanmaz. Tarihte bir kezdir. Kur'an ile insanlığın tanışma gecesidir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2008-04-28 18:05:02 - Slm..

Yazan: dolunayayazi
Güzel paylaşım emeğinize sağlık..
Bağlantı

2008-03-28 18:49:42 - Sevince...

Yazan: dolunayayazi
Gül dalında güzel,
Çiçek toprakta.
Yeşil yaprakta güzel,
Meyve ağaçta.
Arı balda güzel,
Kelebek kırlarda.
Söz dudakta güzel,
Sevda yürekte.
Aşk sevende güzel,
Nefret düşmanda.
Vefa dostta güzel,
Vefasızlık hayırsızda.
Çocuk yuvada güzel,
Fedakârlık ailede.
Hasret sılada güzel,
Vuslat sabırda.
Ömür sağlıkta güzel,
Ölüm insanda.
Şifa hastada güzel,
Para borçluda.
Siyah beyazda güzel,
Görebilmek gözlerde.
İyi kötüde güzel,
Güzel çirkinde.
Yağmur bulutta güzel,
Güneş gökyüzünde.
Balık suda güzel,
Yakamoz denizde.
Yosun taşta güzel,
Taş dağlarda.
Ağaç ormanda güzel,
Tavşan kovuğunda.
Kırmızı bayrakta güzel,
Bağımsızlık esarette.
Barış savaşta güzel,
Korku cesarette.
Dünya güzel sevgiyle,
Sevebiliyorsan her şeyi,
İyisiyle kötüsüyle…

Nuray Tığlı
>>>>>>>><<<<<<<<<

...Sevgiyle Kalın...
...Hayırlı Cumalar...

>>>>>>>><<<<<<<<<<

(http://dolunayayazi.blogcu.com/11859901)
(http://dolunayayazi.blogcu.com/10936521)
Bağlantı

2007-12-11 13:27:41 - selamlar

Yazan: deneksi
tanısmak isterim..
Bağlantı

2007-10-11 01:16:46 - Merhaba

Yazan: HandanGokcek2
28 Ekim pazar günü İstanbul-Beylikdüzü'de düzenlenecek olan kitap fuarındaki imza gününe hepinizi bekliyorum.

Görüşmek dileği ile...

Handan Gökçek
Bağlantı

2007-10-10 07:03:58 - selam

Yazan: poyrazkoy
Harika paylaşımların için teşekkürler.Yaklaşım tarzını çok beğendim.Aydınca bir yalkaşım.Herkes sizin gibi düşünse keşke.Bu hanımlar kazanımlarından niye geriye gitmek istiyorlar anlamak mümkün değil.En büyük eksikliği eğitim düzeylerinde ve kitap okuma alışkanlıkları olmadığından kaynaklanıyor sanırım.Siz hem yaş olarak küçük ama düşünce olarak bayaaa büyüksünüz.
Tekrar teşekkürler,selam ve sevgiler bıraktım sayfana...
Bağlantı

2007-10-09 09:32:05 - .

Yazan: bulaniksu
Atatürk gerçek bir Türk milliyetçisiydi ve tüm hayatı ve sözleri buna en güzel örnektir. İki lafından biri Türk olan ve Türk insanın vatanı olarak kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde ; Sözde Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin onun sözde sancaktarlığını yapmaları çok elem ve acı vericidir. Bu sözde Cumhuriyetçi Atatürkçüler sözde Cumhuriyet mitingleri düzenleyerek sadece kişisel siyasi kimliklerini güçlendirmek adına insanların dini ahlaki ve yaşamsal farklılıkları arasındaki bağlılığı iki kutba dönüştürmekten hiçbir kaygı duymamışlardır. Diğer taraftan Türkiye Büyük Miilet Meclisi Atatürk ün kurduğu ve yaşattığı amaçlardan çoktan uzaklaşmış. Adından da anlaşılacağı gibi Miiletin Meclisi olması gerekirken 20 üzeri teröristide içine almıştır. Bu kaygı verici olmaktan çok uzak alanen ülke bütünlüğüne bir saldırıdır. Böyle bir meclisi Türk halkı olarak tanımak Ne Türklük gururuna ne vatanperverliğe ne Atatürkçü düşünceye sığmamakta bilakis bu fiiller vatana ihanet olmaktadır.Hani nerde Türkler Niçin Yürümüyor Meclisi fesh etmiyoruz bizi temsil edenler meclisi arındıramıosa bunu niçin bizler yapmıyoruz.Sözde Türk Milliyetçiliğine soyunan Mhp Sözde Atatürkçülüğe soyunnan Chp Atatürük Türk Milleti nerdesiniz. Benim vatanımda benim topraklarımda alanen terörist leşleri terör bayrağıyla sarmalanıp sloganlarla yüksek seslerle o şehitlerin kanlarının aktığı toprağa gömülüyorsa bu vatan elden gidiyor demektir. Büyük Türkiyenin Türklerin Meclisinde o vatan hanileri hala oturuyorsa o mevclis benim meclisim değildir. Hey vatan evladı ey Cumhuriyetçiler Hey Milliyetçiler Hey Atatürkçüler Hey Ülke sorununu Türbanlı Cumhurbaşkanına bağlarken Kurtuluş SAvaşaındaki fedakar Türk AnAlarının hepsinin başının bağlı olduğunu unutanlar şimdi ne duruonuz vatan elden gidiyor meclisini ele geçirmişler birliktemi çalışacaksın teröriste şehit gençler,, şehide birsürü insanı üç gencin üzerine salıp buna kahramanlıkmı diyorsunuz diyeN TERÖRİST benim milletimin meclisinde beni temsil ediyor............ yazıklar olsun Türk milletine.............
Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Ana Sayfa | Arşiv | Profil | e-posta

dostça... paylaştıkça...
nymphia
derin
zelis
kardanhasan
masal
ahsennur
basturk
pnardnmz
Özkan Özdemir
Ali ŞAHİN
guldeste
sadakat ...
ipekyolu
aydakiadam
gokcesa
aysunsay
bicem
bahargunesi
susam
papatyadiyarikart
nilufertuglu
nazengul
saraykoy
canandansiirler
aakif
medreseizehra
paratoner
asena06
adaa54
deliakrep34
zeytintanesi
gercekyasamdan
meddah
birhayvansever
tezene
onurlu1turk
Aydin MERT
handworks
berrinsulari
emeginsanati
izmirfenlisesi
ramtala
ulkucuozelegitimciler
kafkasgelini
gurbettengelensesler
yenisey
bulaniksu
ibrahimyolu
abrahampath
Hasan Beyan
kitabooku
yay45
guzelbirruyagordum
poyrazkoy
dilsizmutercim
cem38
cimkim
nilsu35
kutludilek
xxwinxclubxx